DOLAR 7,8187
EURO 9,3602
ALTIN 449,83
BIST 1.329
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 15°C
Sisli

Prof. Dr. Kasap: Bilinçsiz rekabet çocukların üzerinde travma etkisi yapabiliyor

07.10.2019
42
A+
A-


İstanbul

Uzmanlar, sporun çocuk gelişimi üzerindeki etkisini uzun yıllardır vurguluyor. Yalnızca bedensel gelişimi değil, zihinsel zindeliği de sağlayan sportif faaliyetler, çocukların sosyalleşmesi açısından da oldukça önem taşıyor. Bu konuda ailelere öneriler sunan İstanbul Bilgi Üniversitesi Spor Yöneticiliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hasan Kasap, “Çocuğun yaşına uygun sporu belirlemek yerine, çocuğun kendi içindeki sporcuyu keşfetmesine olanak sağlayacak öğrenme çevresini sunmamız gerekiyor” dedi.


“OYUN FORMATINDAN UZAKLAŞMAYIN”

Prof. Dr. Kasap, oyunun çocuğun motorsal, bilişsel ve değerler gelişiminin anahtarı olarak görüldüğüne değindi. Prof. Dr. Kasap, “Yedi yaşa kadar etkinliklerde neşe verici faktörler ön plandadır. Devamında hareket eğitimi yine oyunla verilmelidir. Çocuğun yaşına uygun sporu belirlemek yerine, çocuğun kendi içindeki sporcuyu keşfetmesine olanak sağlayacak öğrenme çevresini sunmamız gerekiyor. Dört yaşından itibaren yüzme, jimnastik ve atletizm gibi spor dalları, oyun formlarından uzaklaşmadan çocuğa sunulmalıdır” diye konuştu.

Genlerin çocuğun geleceğini sınırladığını fakat her şeyin yaşanan çevrede öğrenildiğinin de unutulmaması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Kasap, “Aynı sportif özelliklere sahip çocuklardan bazıları göğüs göğse mücadeleyi, bazıları bireysel yarışmayı, bazıları ise filenin arkasında kalmayı tercih edebilir. Çevresinden hırslı, saldırgan ya da korkuyu da öğrenebilir. Önemli olan çocuğun kendi felsefesine uygun sporu seçebilmesine zemin hazırlamaktır” dedi.

“10 ÇOCUKTAN SADECE İKİSİ BİLİNÇLİ OLARAK SPOR YAPIYOR”

Türkiye’de çocukları sporla tanıştırma konusunda eksikler olduğunu belirten Prof. Dr. Kasap, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi’nin P&G iş birliğiyle hayata geçirdiği ‘Türkiye’nin Spor Kültürü’ araştırmasının da verilerini paylaştı. Buna göre 5-13 yaş grubunda 10 çocuktan 2’si bilinçli olarak spor yapıyor. 100 aileden sadece 1’i çocuklarını spora yönlendirmeden önce araştırma yapıyor. Bu noktada asıl işin ailelere düştüğünü dile getiren Prof. Dr. Kasap, şöyle devam etti:

“İnsan yaşamının temelleri ailede atılır. Bu sebeple çocuklarınızın fiziksel ve ruhsal gelişimlerine katkıda bulunmak için mümkün olan en kısa zamanda onları sporla tanıştırın. Bunu yaparken de çocuğunuzun fiziksel ve duygusal güvenlik alanlarının yanı sıra duyuşsal değerlerini gözetin. Ailenin spor yaparken ve izlerken takındığı tavır, kullandığı dil, benimsediği adil oyun yaklaşımları çocuğun bu alanda biçimlenmesinde etkilidir. Çocuğun icra ettiği spor dalında daima olaylar tartışın fakat çocuğun performansını tartışılmayın. Özellikle ilkokul çağındaki spor eğitiminde bilinçsiz rekabet, çocukların üzerinde travma etkisi yapabiliyor. Kendi aralarında dahi yenilgiye uğrayan çocuklar, yenilginin aşağılandığı yarışmalarda, kendilerini ‘tacize uğramış’ gibi hissedebilirler. Bu ise çocukların düşmanlık hislerinin gelişmesine neden olabilir.”



Source link

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.